Yaza Merhaba

Bir Sezonun Ardından Yorgun Ama Mutlu Yürekler...

Tarih : 2010-03-25

Yaza Merhaba

Şimdi güneş toplamak, ilham biriktirmek zamanı...
Bir yandan sanat sezonuna veda ederken,
Bir yandan da, yeni sezona dopdolu hazırlanmak zamanı,
“Yaza Merhaba” demek zamanı...

Baharda birbiri ardından gelen, festivallerle coşar Ankara. Güzel sanatların her dalında geleneksel etkinliklerde buluşuruz. Takvim elimizde kaçırmaktan korkarız güzellikleri. Yorulmak bilmez gözler, beyinler, yürekler... Baharın sarhoşluğu, festival coşkunluğuna karışır, dar gelir bu şehir. Aralarda, İstanbul’a, İzmir’e, Antalya’ya, Anadolu’ya da uzanır yollar, oralarda da mevsim festivaldir, günler etkinliktir, saatler paylaşım ve dostluğu gösterir sanat dünyasında...

Haziran-Temmuz  aylarına geldiğimizde sanat etkinlikleri de artık yaz rehavetine girmeye başlar. Şehrin dört bir yanında, onlarca mekanda, yıl boyu eğitimin, üretimin, paylaşımın aralıksız sürdüğü atölyelerin karma sergileri yoğun bir şekilde yaşanır hep. Bu sergilerdeki heyecanlı atmosfer motivasyonu da coşturur elbette. Sanat eserlerinde vücut bulan emekler, öğrenciler ve hocalar için ayrı ayrı kıvanç ve gurur vesilesi olur. Yaratıcılığının peşinden giden yüreklerin farklılığı farkedilir bu sergilerde. İşte bu coşkulu duygular, güzeli aramaların gururlu sonuçları beni de motive eder, yaz boyu resim yapmak, gelecek dönem daha çok sergi ve etkinlik paylaşmak iştiyaki ile taşar yüreğim. İnsan olmak ne güzel ve paylaşmak diye düşünürüm.

Başkentimiz, bir sanat sezonunu daha geride bırakırken çoğunluğunu usta ressamların oluşturduğu 52 ressam, yüze yakın eserle özel bir karma sergiye, büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı . 01-10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen sergi sezonun son büyük etkinliği olarak  “Yaza Merhaba Karma Resim Sergisi” adını aldı. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Sanat Galerisi’nde sezona veda etmenin, ”Yaza Merhaba” demenin heyecanı yaşandı. Sanatın duayenleri, ustalar, hocalar, ressam dostlar, arkadaşlar birbirleriyle, sanatseverleriyle buluştu, sanat paylaşıldı, dostluklar perçinlendi, yorgunluklar atıldı. Geçen dönemin kritikleri, gelecek dönemin projeleri konuşuldu. Elele, yürek yüreğe yürümeye, büyümeye, daha çok şey paylaşmaya sözler verildi.

Sergi değil bir şölendi gerçekten. Saatlerce oturup seyrettim dedi bir sanatsever. Üç kez gittim ancak içime sindirerek gezebildim diyordu bir diğeri. Sonuçlarını aldıkça yorgunluklar kalmıyordu.

Enerjiler, emekler hep güzele akacak yine, daha çok üretmeye, çoğaltmaya, çoğalmaya. Sanatçının misyonudur güzeli yaratmak. Kişi, güzeli tüketiyor, çirkini yaratıyorsa sanatçı değildir zaten. Zira yaratıcılık tanrısaldır. İnsana yaradanın lütfudur bence.

Sezona böylesine görkemli bir veda, yeni eserlerin de temelini atıyor. Projeler, durmayın üretin komutu veriyor yüreklere. Birlik beraberlik içinde olmanın hazzı motivasyonumuzu güçlendiriyor. Gökkuşağı renkliliği ve ihtişamı taşıyan bu sergide yalnızca sanatın ve dostluğun paylaşımı değil, hayat vardı. Hem de oldukça zengin bir hayat! “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir”  diyorsa Atamız, bu milletin hayat damarları çağıl çağıl çağlayacak o halde. Sanat, gökkuşağı gibi saracak hepimizi sevgiyle.
Sen bir gökkuşağısın!
Çepeçevre
Sen bir aydınlık
Sen beynimin etrafında
bir çember…
Sen bir yol
güzelliklere doğru…
Sen bir yolculuk.
Sen bir güneş,
ışıl ışılsın dünyamda..
Sarıp sarmalayan
kocaman yüreğimle…
Sen bir varoluş,
sen varsan bende varım!
Her renkte ..
bu yüzden rengarenk
duygularım…
(N.Göksel-Antolojiden)
Değerli bilim adamı İbni Sina’nın “İlim ve sanat değerinin bilinmediği yerden göç eder”  sözünü de unutmayalım. Göçetmeyelim ama İnadına Sanat diyelim.

Yeni sezonda birbirinden değerli sergilerde, etkinliklerde, güzelliklerde buluşmak, sanatı her koşulda görev bilinciyle yaşatmak, büyütmek, tüm kişisel kaygıların üstünde, el üstünde tutmak  üzere. Sevgi ve sağlıkla...