Kadın Gözüyle Uzay

Ivins: Uzayda kilo veriliyor, boy uzuyor, kırışıklıklar gidiyor

Tarih : 2010-07-21

 Kadın Gözüyle Uzay

Ömrünün 1318 saatini uzayda geçirerek "Uzayda en uzun süre kalan kadın" ünvanına sahip olan NASA astronotu Marsha Ivins (59) , "Uzayda yerçekimi olmadığı için yüzünüzdeki kırışıklıklar yok oluyor, boyunuz uzuyor ve zayıflıyorsunuz" dedi. Uzayda yaşamayı dünyada yaşamaya tercih ettiğini söyleyen Ivins, "Uzayda başka canlıların da bulunduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Beş kez çıktığı uzayda toplam 1318 saat geçirerek, "Uzayda en uzun süre kalan kadın" ünvanına sahip olan Ivins, uzaydayken dünyanın dışında bir yerde yaşam olmadığına inanmanın zor olduğunu söyledi. Ivins, kadın olduğu için erkek meslektaşlarından farklı olan gözlemlerini anlattı. Marsha Ivins Ankara Life dergisinin sorularını yanıtladı;

Uzaydan dünya nasıl görünüyor?
90 dakikada dünyanın etrafında bir tur atıyorsunuz. Ülkeler, sınırlar belli değil, sadece kıtaları ve içindeki coğrafi oluşumları görebiliyoruz. Haritada bakar gibi değil. Türkiye belirli bir çizgide görülemiyor ama İstanbul farkedilebiliyor. Uzaydan günde 16 kez de güneşin doğuşunu ve batışını izledim.
Bizim yıldız diye adlandırdıklarımızın hepsi birer galaksi aslında. Dünya da bunlardan yalnızca biri. Bu zor koşullara rağmen insan nasıl uzayı merak etmez?

Yerçekimsiz ortamın ilginçliği nedir?
Uzayda süperman filmindeki gibi adeta uçarak hareket ediyoruz. En zor şey eşyalarınıza sahip çıkmak. Yerinde durması için bilgisayar, diş fırçası, ayna, aklınıza ne geliyorsa bantlarsınız. Bu nedenle aracın içi yapışkan bantlarla doludur. Uzaydaki en eğlenceli anlarından biri dört ayda bir dünyadan bir uzay aracının taze sebze ve meyve getirip, çöplerini toplamasıdır. Uzayda yiyeceklerin hazır olarak tüketildiğini, uzayda kalınan süre içinde çöpleri boşaltacak sistemin bulunmuyor. Uzayda banyo imkanı yok. Uzayda kullanılan su arıtılıp tekrar tekrar kullanılıyor. O nedenle dünün kahvesi bugünün kahvesi olabiliyor. Hatta sabun ve şampuanlarınız kahvenizin içine düşebiliyor.
"Uzayda yaşamayı tercih ederim"

Dünyada yaşamayı mı uzayda yaşamayı mı tercih edersiniz?
Uzayda yaşamayı tercih ederim. Dünyada yaşamak da çok güzel ama uzayda yaşamak benim için çok farklı. Uzayda gitar çalıyordum, internetten maillerime bakıyordum, dünyada yaptığım şeyleri yapabiliyordum. Uzayda Ankara, İstanbul, Londra, Washington’un da bulunduğu birçok fotoğraf çektim. Söylendiği gibi Çin Seddi uzaydan çok rahat görünmüyor aslında. Bir çizgi gibi görülüyor. Ancak burada ülkeleri normal haritalardaki gibi sınırlar olmadan görüntüleyebilmek heyecan verici.

Uzayda yaşamak zor değil mi?
Dünyada yaşamak ne kadar zorsa o kadar zor. Dünyada yaşamak insanlarla anlaşmak, geçinmek bunlar yeteri kadar zor. Uzayda yaşamak ise zor olduğu kadar eğlenceli.

"Uzay gençleştiriyor"


Uzaya gitmenin ne gibi farklılıkları var?

Yerçekimi olmadığı için uzayda yüz dolgunlaşıyor, kırışıklıklar yok oluyor, boyunuz uzuyor ve zayıflıyorsunuz. Uzaya en son gittiğimde 2 kilo verdim, boyum 3 santim uzadı, kırışıklıklarım yok oldu ve yüzüm doldu. Uzay gençleştiriyor. Yerçekimi olmadığı için vücuttaki kan değişik yönlere kayıyor. Omurilikler yerçekimi basımından dolayı dünyada sıkışık biçimde durur. Uzayda ise yerçekimi olmadığı için omirilikteki basınç kalkar bu da boyun uzamasını sağlar. Kırışıklıklar ise kan dolaşımının değişikliğinden dolayı uzayda yok olur. Ama uzaydan dünyaya dönüldüğünde malesef yerçekimiyle birlikte kırışıklıklar geri geliyor, kilonuzu geri alıyor ve yeniden kısalıyorsunuz. Uzaya tekrar gitmek isterdim. Oradaki hayatı özleyeceğim.

"Kemik kütlesinin yüzde 17'sini kaybediyorsunuz"


Çok genç gösteriyorsunuz, bakımlı ve zayıfsınız. Bunu uzayda yaşamaya mı borçlusunuz?
Teşekkür ederim. 59 yaşındayım. Uzayda yüzünüz doluyor, zayıflıyorsunuz, kırışıklarınız gidiyor, uzuyorsunuz ama bu sadece uzaydayken oluyor, söylediğim gibi dünyada eski halinize geri dönüyorsunuz. Uzaydayken spor yapmak da zorunlu. Uzay ortamı, insan vücudundaki kemik kütlesinin yüzde 17’sini kaybettirip çok çabuk kırılmasına neden olduğundan en az iki saat spor yapma zorunluluğu var. Uyumak için de astronotun bir yere bağlanması gerekiyor. Ben uzaya defalarca gittim. Sağlığıma dikkat ediyorum. Çünkü çok farklı bir ortama gidiyorum ve vücudum yerçekimi nedeniyle değişiklik gösteriyor.

Uzayda neler yiyorsunuz?
Tatsız yiyecekler. Dondurulmuş. Çoğu insan uzaya gittiğinde bir müddet bu yeme tarzına ve yaşam düzenine alışamıyor. Bu yüzden de çok kilo veren insanlar var. Yani yer çekimi ve kan dolaşımı yüzünden verdiğiniz kilolara bir de yemek yemediğiniz için verdiğiniz kilolar eklenebiliyor. Tabi bu da sağlığınızı etkiliyor. Ben böyle bir problemle karşılaşmadım. Uzayı çok seviyorum ve oraya çabuk adapte oluyorum. Ama tabii problem yaşanlar olabiliyor. Onlar da zamanla bu düzene alışıyorlar.

Uzaydan döndüğünüzde neler hissettiniz?
Yere ilk indiğimde yerçekimi nedeniyle kendimi çok ağır hissettim ve kaslarımı kontrol etmekte sıkıntılar yaşadım. Adım atmak, oturmak gibi davranışları unutuyorsunuz uzayda. Döndüğünüzde ise bir ay boyunca ilgi odağı oluyorsunuz.

İlerde uzay bir turizm mekanı olabilir mi? Uzayla ilgili bundan sonraki en büyük basamak ne olacak?
Uzaya gitmek çok pahalı. Turizm mekanı olması için ilk önce ucuzlaması gerek, bu bence imkansız.
Mars’a gitmek, insanlık tarihinin uzayla ilgili bundan sonraki en büyük basamağı olacak. Mars’a gitmek için 26 ayda bir kez yakalanan dünyaya en yakın konuma gelmesi gerekiyor. Bilim insanlarının projeleri hayata geçtiğinde Mars yolculuğunun altı ay sürmesi öngörülüyor.

Hawking'i eleştirdi


Ünlü yazar Stephen Hawking'in "Uzaylı gördüğünüzde konuşmayın" şeklindeki uyarısını nasıl değerlendiriyor sunuz?
Uzaydayken evrene bakınca o kadar çok yıldız ve galaksi görüyorsunuz ki, bunlarda hiç kimsenin olmadığına inanmak çok zor. Belki dünyaya yakın olmayabilirler. Hawking zeki bir adamdır ama söyledikleri çok saçma, neye dayanarak söyledi anlamıyorum. Hiç uzaylı gördünüz mü? Ben görmedim, neden neden onlardan uzak duralım ki?

FAIL (the browser should render some flash content, not this).
Pazar
5