genel cerrahinin devrim niteliğindeki bir konusu olan laparoskopik ve endoskopik cerrahi
Tarih : 2010-04-02
Prof.Dr.Emin Ersoy
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD Öğretim Üyesi,
Endoskopi Ünitesi Sorumlusu.
Türkiye Endoskopik ve Laparoskopik Cerrahi Derneği Başkanı
Genel cerrahi terimi bundan 50-60 yıl önce aklınıza gelen tüm cerrahi işlemleri kapsarken, günümüzde artan bilgi birikimleri, yaşanan teknolojik yenilikler ile artık daha dar bir kapsam içinde uygulanmaktadır. Guatr, meme hastalıkları, karın bölgesi ve makad bölgesi hastalıkları artık genel cerrahi kapsamındadır ve bu her bölge ile ayrı ayrı ilgilenen daha da ilerisi bu bölgelerin belli hastalıkları ile ilgili genel cerrahi uzmanları vardır.
Bu sayıda size asıl bahsetmek istediğim, genel cerrahinin devrim niteliğindeki bir konusu olan laparoskopik ve endoskopik cerrahidir. Konvansiyonel yani geleneksel cerrahi yerini yavaş yavaş, hastalara daha fazla konfor sağlayan, hastanede yatış sürelerini kısaltan, operasyon sonrasında daha az ağrı hissettiren bu modern cerrahi yönteme bırakmaktadır.
İlk laparoskopik cerrahi uygulamalarını kadındoğum uzmanları gerçekleştirmiştir. 1980’li yıllardan sonra genel cerrahlar, önce tanısal amaçlı karın içinin değerlendirmesi işlemini, sonraları safra kesesi operasyonlarından da bu yöntemi uygulamışlar, dünyadaki olumlu sonuçlar üzerine de diğer ileri laparoskopik işlemleri uygulamaya başlamışlardır. Geleneksel cerrahi uzmanlık eğitiminde önceleri doğal olarak bu uygulamalara temkinli yaklaşılmıştır. Fakat gerek cerrahi eğiticilerin bu işleme ön ayak olup uygulayışları gerekse uzmanlığını almış hekimlerin ve uzmanlık öğrencilerinin bu işlemi öğrenme merakları, laparoskopik işlemlerin hızla yayılmasına neden olmuştur.
Laparoskopik cerrahi, halk arasında ‘kansız’ veya ‘kapalı’ operasyonlar olarak bilinirler. Bu operasyonlar sırasında karın cildi üzerine büyük kesiler yapılmaz, küçük deliklerden özel aletler kullanılarak operasyon gerçekleştirilir. Günümüzde özellikle safra kesesi, mide, kalın barsak, fıtık gibi bir çok operasyon laparoskopik olarak gerçekleştirilmektedir. Morbid obez (aşırı şişman) hastalardaki bütün şişmanlık operasyonları bu yöntemle başarı ile yapılmaktadır. Kapalı yöntemlerin yaygın olarak kullanmaya başlanması ile birlikte bu işlemi uygulayan cerrahların, operasyon sırasında organı içeriden de görmek gereksinimi ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu bazen yapılan bir anastomozun (yeniden ağızlaştırılan barsağın) değerlendirilmesinden, bazen de laparoskopi işlemi sırasında saptanamayan kitlenin yerinin saptanmasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle laparoskopi eğitiminin yanında endoskopi (içeriden ışıklı aletle değerlendirme) eğitiminin de önemi ortaya çıkmıştır. Bu amaçla üniversitelerde genel cerrahi anabilim dalı içerisinde endoskopi üniteleri kurulmuş, gastroenterologların bilgi ve deneyimlerinden de faydalanılarak genel cerrahi uzmanlarınında, laparoskopik eğitimlerini tamamlayıcı bu yöntemi öğrenmeleri sağlanmaya başlanmıştır. Artık çağdaş bir genel cerrahi uzmanlık öğrencisi eğitiminde endoskopik tanı, laparoskopik uygulamaların olmazsa olmaz parçalarından biridir. Yakın bir gelecekte bir çok geleneksel cerrahi girişim belki sadece endoskopik olarak, hastanın hiçbir yeri kesilmeden gerçekleştirilecek ve hastalar çok daha konforlu bir şekilde problemlerinden kurtulabileceklerdir. Bunun en güzel örneği NOTES (Doğal deliklerden “ağız, anus” ) yapılan endoskopik operasyonlardır.