Kutay Eryoldaş 2008-2009 sezonunda, St. Petersburg’da yapılan Andrey Nepela Memorial yarışmasında kariyerinin en yüksek kısa programını 55 ve uzun programını 100 puanla tamamlayarak çok iyi dere
Tarih : 2010-08-19
Aynı sene içinde Slovenya’da gerçekleşen ve Uluslararası Triglav Trophy yarışmasında kısa programda 54 puan toplam olarak da 130 puan alarak uluslararası platformda kariyerinin en yüksek derecesini yapmış oldu.
Özgeçmiş: Kutay Eryoldaş, 11 Şubat 1989 Ankara doğumlu. 1997–1998 sezonunda ailesinin yönlendirmesiyle, artistik buz patenine Belpa Buz Pateni Klübü’nde başlayan Eryoldaş, birkaç yıl Türk antrenörler eşliğinde kaymaya devam ettikten sonra 1999 yılından itibaren yarışmalara girmeye başladı. 2004 yılında aldığı Türkiye Şampiyonluğuyla da artık yurtdışında da ülkesini daha ileri seviyede temsil etmeye başladı.
Kutay Eryoldaş İTÜ Şehir Bölge Planlaması Bölümü’ndeki eğitimini dondurarak Rusya Devlet Spor Akademisi’ne girdi. Bu dönemde Rusya’nın köklü kulüplerinden CSKA’da ferdi olarak çalışmaya başlayan Eryoldaş, 2007-2009 yılları arasında Rusya’da çalışmalarına devam ederek temel ve yüksek düzey kayış teknikleri ve atlayışlar üzerine Alexei Tchetveroukhin’den dersler aldı. Aynı zamanda Rusya şampiyonlarından olan Anastasia Nikolaeva’dan koreografi dersleri alırken kulübün ve Rusya Milli Takımının dans ve bale hocalarıyla çalışmalar yaptı. .
2009-2010 sezonunda İstanbul’a üniversite hayatına devam etmek için dönen Eryoldaş Ankara’da Deniz Erongun’un antrenörlüğünde çalışmalarına devam ederken sezon sonuna doğru tekrar antrenör değiştirerek Nataliya Popova ile çalışmaya başladı. Gelecek Avrupa, Dünya ve Sochi 2014 Kış Olimpiyat Oyunları’na hazırlanmak için yoğun bir çalışma içerisine girdi. Bununla birlikte, ileride buz pateni antrenörlüğü yapmak niyetiyle Rusya’da almış olduğu eğitime Türkiye’de de devam etmek istediğinden gelecek sezona Ankara Üniversitesi’nde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda okumak için çalışmalara başladı.
Tüm bunlara ek olarak Eryoldaş, özel alt ve orta seviye temel kayış antrenörlüğü yapıyor.
Kusursuz estetik, sanatsal duruş ve fiziksel gücün harmanlanmasıyla oluşmuş mucizevî bir sanat sporu. Balenin zarafeti, müziğin ritim duygusuna karışınca ortaya çıkan sözsüz bir görsel şölen. Kimine göre fiziksel yeterliliğe dayanan bir spor, kimine göre sadece müzikle uyum içerisinde olan bir gösteri.
Asıl olan ise bunlardan çok daha ötesi. Buz pateni duyguların dışa vurumu ile ortaya çıkan bir spor. Sevgiye, nefrete, üzüntüye, sevince, anlamlı anlamsız düşüncelere, hayallere, meraklara, terkedilmişliğe, beraberliğe, sessizliğe, coşkuya, aşka, öfkeye, kısacası insana dair her duyguya kucak açan, onları yaşanır kılan ve yaşattıran bir sahne. Sadece birkaç dakika içinde, yaşanmış veya kurgusal bir yaşamı anlatma çabası.
Asaletin kibir katılmamış halidir buz pateni. Tamamen içten hareket eden, ama bir o kadar da hareketlerinden gurur duyan kişilere özgü bir spor. Özellikle güce hitap eden, hırsı seyircisiyle birlikte fazlasıyla yaşayan sporlardan olmaması bu sporu kuşkusuz ki diğerlerinden farklı kılıyor.