Bilimsel Eğitim Test Etüt Merkezi

Bireysel başarıdan çok kitlesel başarıya önem veren Betem Dershanesi 1995 yılında Türkiye 1. 2. ve 3. sünü aynı anda çıkararak az görülen bireysel bir başarıya imza atmıştır.

Tarih : 2010-03-08

Bilimsel Eğitim Test Etüt Merkezi

Betem Dershanesi’nin Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Türkoloji bölümüne yerleştirdiği öğrencisi Yeter Sönmez, mezun olduktan sonra 1994 yılında Betem’e Edebiyat Öğretmeni olarak geri dönmüş. 2005 yılında ortak olduğu dershaneyi 2009 yılında ise tamamen devralmış. Şimdiyse kurucularının açtığı yolda, onların birikimlerine yeni birikimler ekleyerek BETEM DERSHANESİ’nin geleneğini sürdürmektedir.
Yeter Sönmez: “Başarı göreceli bir olgudur. Sınavlardaki başarı kişilere diploma getiriyor ama kişisel farklılıklar diplomayla birlikte ortaya konamıyorsa yaşam kalitesi sağlanamıyor” diyor.
Dershanenin Fotoğraf Altı Yazısı: 1983’ten beri Ankaralıların hizmetinde olan BETEM DERSHANESİ, çocuklarınızı SBS, YGS, LYS, KPSS’ye hazırlıyor.
İYİ BİR DERSHANE SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR :
- Özel bir kurumun geçmişinin olması ve özel bir kurumda bir öğretmenin uzun seneler çalışıyor olması çok önemlidir. İnsan doğru öğretmenden doğru eğitim alırsa hayatı boyunca doğru bir yolda yürür.
- Kurumun kendi yayınının olması çok önemlidir.
- Öğrenciye sadece bilgiyi değil, bilgiye doğru bir şekilde nasıl ulaşması gerektiğini anlatmalıdır.
- Veli- Öğrenci-Dershane işbirliği olmalıdır.
- Öğrenci kuruma geldiğinde seviyesine göre başlanmalıdır. Çalışırsan seni üst sınıfa alırım denmemelidir.”Ceza ve suç” kelimeleri asla kullanılmamalıdır. Eğitimde ödül olur; ama ceza olmaz.
- Dershane okul değildir. Öğrenci yapısı değiştiğinden (dikkat dağınıklığı) sınıflar maksimum 10 kişi olmalıdır.
- Öğrencileri sınava hazırlamadan önce(ara gruplar) nasıl bir yolda yürümeleri gerektiğini anlatan bir rehberlikle yola çıkmalıdır.

Giriş: Bireysel başarıdan çok kitlesel başarıya önem veren Betem Dershanesi 1995 yılında Türkiye 1. 2. ve 3. sünü aynı anda çıkararak az görülen bireysel bir başarıya imza atmıştır. Betem, öğrencilerine öncelikle bir birey olduklarını, ayaklarının üzerinde durması gerektiğini öğretiyor. Sene sonunda “kaç öğrencisi Anadolu lisesini kazandı, kaç öğrencisi tıp kazandı, kaç öğrencisi mühendislik fakültesi kazandı?” kaygısı yaşamıyor. Meslekleri öğretiyor, İleride ne ile mutlu olacaklarsa hayatlarını ona göre kursunlar diye gerekirse öğrencilerinin ailelerini de eğitiyor. Çocuklarının hayat tercihlerine baskı kurmamaları için aileler de eğitimden geçiriliyor.
Betem Dershanesi Sahibi Sönmez: “Anne babalar çocuklarına sevgilerini sürekli göstersinler. Sevgi koşulsuzdur, sevgi şartsızdır. Çocuklar zayıf da alsa, tüm derslerini zayıf da getirse, girdiği sınavlarda başarısız da olsa sevgilerini göstermeleri lazım. O sizin çocuğunuz. Öyle ya da böyle her ebeveyn sevgi gösteriyor; ama bazıları öyle az ifade ediyor ki... Düşünün otomobilinizin deposu tam değil, çeyrek dolu. Çeyrek depo benzinle ne kadar yol alabilirsiniz. Sevgi görmekten yoksun çocuk da o kadar yol alabiliyor. Dikkat edin, iyi bir doktor, iyi bir çocukluk geçirmiştir. Başarılı çocukların ailelerine baktığınız zaman hep başarılı aileler görürsünüz” diye belirtiyor.
Dershanenin Amacı Tamamlayıcı Eğitim Vermektir
Toplumda yaygın olan “Artık okullarda bir şey öğrenilmiyor; ne varsa dershanelerde var” düşüncesine de Sönmez’in tavrı çok net: “’Dershanesiz sınav kazanılmaz’ diye bir şey olmaz. Biz burada sürekli değişen sınav sisteminde başarıya ulaşmak için öğrenciye kazandırılacak hedef ve davranışları belirleyererek ders nasıl çalışılır?, öğrenme becerisi nasıl kazanılır?’ üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Ama bunları zaten bilen çocuklar pekala okul eğitimiyle de başarılı olabilir. Biz hızlı okumayı, öğrenmeyi, çalışmayı test sistemini bilmeyen öğrenciler için varız aslında. Dershanenin amacı tamamlayıcı eğitim vermektir; yoksa okullarımızdaki de eğitim; oradakilerde bizim değerli öğretmenlerimiz.”
Neden Betem?
Betem’in bir farkı da öğrencilere test çözdürme noktasında birçok dershane yönetimi gibi baskıcı davranmaması. Deneme sınavlarını öğrenmenin amacı değil aracı olarak gören Betem, öğrenci için test çözmeyi ceza olmaktan çıkarıyor. Bu nedenle ödevini yapmayan ya da yanlışı çok olan öğrenciyi ‘’ceza ödevi ‘‘ gibi eğitim-öğretimle uyuşmayan kavramlarla karşılaştırmadan sorumluluk duygusu ile çalışmaya hazır hale getirir.
Her insanda kendini kandırma olasılığı olduğunu belirten Sönmez, bireyin kendini aklama ihtiyacından ve kötünün nedenini başkasına yansıtma eğiliminden bahsediyor. Öğrencilerin çalışamama nedenleri olarak okulun işleyişini, aile tutumlarını, kardeşlerini şikayet eden öğrencilerden dem vuruyor. Sönmez: “Bu gibi durumlarda öğrencilerimizi dinleyerek onların sorunlarına daha objektif bakmalarını sağlıyoruz. Sonuçta da kimseyi suçlamadan, velisiyle de işbirliği yaparak öğrencilerimizin eksiklerini görüp gidermesini ve kendisini kandırma ihtiyacı duymamasını sağlıyoruz” diyor.
Betem, baskı kurmadan tamamen rehberliği kullanarak öğrencilerin sınav korkusunun üstesinden gelerek kendilerini tanımalarına yardımcı oluyor. Bazı örnekleri ise oldukça çarpıcı. Örneğin kitap okuma alışkanlığı olmayan, eline kitap dahi almak istemeyen öğrenciye klasikleri okutmaya çalışmıyor ama ilgi alanını saptayarak okuma alışkanlığı kazandırıyor.
Son olarak, gerekirse en zaruri ihtiyaçlarımızdan dahi kesip bütçe ayırdığımız dershanelerin kendilerini bir ticarethane gibi görmelerinden konu açıyoruz. Dershanelerin öğrenciyi değil de paranın kaynağı olan veliyi memnun etme çabasından bahsediyoruz. Sönmez: “Biz dönem boyunca veliyi memnun etmek için hiçbir ekstra çaba sarfetmiyoruz. Zira sonucu aldığında zaten memnun oluyor. Amacımız öğrencinin isteyerek, bilinçli bir biçimde öğrenmesini sağlamak. Size enteresan gelecek ama bana sınavı kazanamayan öğrencilerimin velileri dahi dönem sonunda çiçek yaptırıp teşekküre geliyor, teşekkür etme sebepleri de çocukları sınavı kazanamasa da onların çocu